Değerli Newold takipçileri, bu yazımızda “Keçi kurttan kurtulsa ne olur” ile ilgili sık sorulan soruları yanıtlıyoruz. Keçi kurttan kurtulsa ne olur? ne anlatır Bursa’da sabah işe giderken metroda ya da otobüste kulaklıkla dışarıyı izlerken bazen kafamda garip sorular dönüyor. Günlük hayatın içinde aslında çok sıradan görünen ama derin düşündüğünde insanı bambaşka yerlere götüren deyimler var. “Keçi kurttan kurtulsa ne olur?” bunlardan biri. İlk bakışta basit bir Anadolu sözü gibi duruyor ama biraz eşeleyince hem insan psikolojisine hem de toplumların hayata bakışına dair çok şey söylüyor. Bu ifade genelde “bir tehlikeden kurtulsa bile başka bir tehlike ya da kader onu yine…
Yorum BırakEtiket: bir
Konya’da Zihnimin İçinde Başlayan Basit Bir Soru Konya’nın sabahları bana hep aynı şeyi hatırlatıyor: düzeni. Sokaklar geniş, insanlar acele etmeden yürüyor ama her şeyin altında görünmeyen bir sistem var gibi. Ben 26 yaşındayım, mühendislik okudum ama sosyal bilimlere de kafayı takmış durumdayım. Bu yüzden çoğu zaman dünyayı tek bir gözle değil, iki farklı aklın tartışmasıyla görüyorum. Son günlerde zihnimde sürekli dönen soru şu: Kişisel bakım yaparken nelere dikkat etmeliyiz? Basit bir soru gibi duruyor ama benim için değil. Çünkü içimde iki ayrı ses aynı anda konuşuyor. Biri diyor ki: “Her şey ölçülebilir, planlanabilir, optimize edilebilir.” Diğeri fısıldıyor: “İnsan dediğin şey…
Yorum BırakNewold olarak bu yazımızda “Deprem niye hep gece olur” konusunu masaya yatırıyoruz. Keyifli okumalar! Deprem niye hep gece olur? Gerçek mi, algı mı? İstanbul’da 29 yaşında, bir sivil toplum kuruluşunda çalışan biri olarak son yıllarda en çok duyduğum cümlelerden biri şu oldu: “Deprem niye hep gece olur?” Bu soru çoğu zaman bilimsel bir meraktan çok, bir kaygının dışa vurumu gibi geliyor bana. Toplu taşımada, işyerinde, hatta market kuyruğunda bile insanlar bu konuyu açtığında, aslında sadece depremi değil, güvende olma ihtimalini tartışıyoruz. Geçen ay sabah işe giderken metrobüste iki kadın konuşuyordu. Biri “Gece olursa uyanamayız, çocukları nasıl çıkarırız?” diyordu. Diğeri ise…
Yorum BırakKarakter Kelimesi Nasıl Yazılır TDK? Dilin Standardı ile Günlük Kullanım Arasında Kalan Bir Kelime Bazı kelimeler vardır, günlük hayatta o kadar sık kullanırız ki doğru yazımını sorgulamak aklımıza bile gelmez. “Karakter” de onlardan biri. Ama iş resmî bir metne, akademik bir yazıya ya da dijital içerik üretimine gelince bir anda küçük bir soru büyür: Karakter kelimesi nasıl yazılır TDK? Konya’da sakin bir akşamda masanın başında bunu düşünürken kendimi yine ikiye bölünmüş buluyorum. İçimdeki mühendis “TDK zaten net yazar, standart bellidir” diyor. İçimdeki sosyal bilimlere meraklı taraf ise “kelimenin kökeni, kullanımı ve toplumdaki algısı daha önemli” diye itiraz ediyor. Bu iki…
Yorum BırakKanada Dilinde “Evet” Ne Anlama Gelir? Dil, Kültür ve Anlam Katmanları Kanada, kültürel çeşitliliğiyle bilinen bir ülke. Resmî diller Fransızca ve İngilizce, ama bu ülkede yüzlerce yerli dil ve göçmen toplulukların kendi dilleri de konuşuluyor. Dolayısıyla “Kanada dilinde ‘evet’ ne anlama gelir?” sorusu, aslında yüzeyde basit ama derin bir tartışmayı beraberinde getiriyor. İçimdeki mühendis tarafı sistematik bir şekilde analiz etmek istiyor; içimdeki insan tarafı ise duyguların, sosyal bağlamların ve gündelik kullanımın önemini hatırlatıyor. İkisini birlikte düşününce ortaya ilginç bir tablo çıkıyor. — İngilizce Bakış Açısı: “Yes” ve İşlevi Merhaba! Newold sayfasında bugün “Kanada dilinde evet ne anlama gelir” konusunu tüm…
Yorum BırakGümüş Balığı Hangi Ayda Yenir? Kültürel ve Ekolojik Bir Perspektif Gümüş balığı, denizlerin ve göllerin en zarif sakinlerinden biri olarak, tarih boyunca hem beslenme kültürünün hem de ekolojik dengelerin bir parçası olmuştur. Bugün, “Gümüş balığı hangi ayda yenir?” sorusu, sadece gastronomik bir merak değil; aynı zamanda doğanın döngüsüne ve sürdürülebilir tüketim alışkanlıklarına dair bir tartışmadır. Bu yazıda, gümüş balığının tarihsel serüveninden başlayarak günümüzdeki akademik tartışmalara ve mevsimsel tüketim önerilerine kadar uzanan bir yolculuk yapacağız. Gümüş Balığının Tarihsel Arka Planı Gümüş balığı (Atherina boyeri), Akdeniz havzasında binlerce yıldır bilinen ve tüketilen bir türdür. Antik Yunan ve Roma dönemlerinde, bu küçük ama…
8 YorumRamazanda Neden Güllaç Yenir? Toplumsal Bir Analiz Toplumsal yapılar, insanların yaşam biçimlerini, değerlerini ve alışkanlıklarını şekillendirirken, kültürel pratikler de bu yapının birer yansımasıdır. Birçok toplumda yemekler, sadece karın doyurmak için değil, aynı zamanda kimlik oluşturma, toplumsal ilişkileri pekiştirme ve değerleri aktarma aracı olarak kullanılır. Ramazan ayında yenilen güllaç, Türkiye’de bu tür toplumsal işlevlere hizmet eden önemli bir geleneği simgeliyor. Peki, Ramazan’da neden güllaç yenir? Bu soruyu, toplumsal normlar, cinsiyet rolleri ve kültürel pratikler açısından ele alarak, güllaç tüketiminin ardında yatan derin anlamları keşfedeceğiz. Güllaç ve Ramazan: Bir Geleneksel Yansıma Ramazan ayında güllaç yemek, Türk mutfağının en önemli geleneklerinden biridir. Genellikle…
6 YorumElektriksel Gerilim ve İnsan Zihni: Psikolojik Bir Mercek Altında Bir psikolog olarak insan davranışlarını çözümlemeye çalışırken, bazen en basit ve en sıradan şeylerin bile derin psikolojik anlamlar taşıdığını fark ederim. İnsanlar duygusal, bilişsel ve sosyal etkileşimlerinde sürekli bir gerilim hali içindedir. Birinin duygusal olarak ne kadar “gerildiğini” veya “güçlendiğini” gözlemlemek, tıpkı bir elektrik devresindeki gerilimi ölçmek gibi, bazen daha karmaşık bir işlem olabilir. Elektriksel gerilim, fiziksel dünyada belirli bir ölçü birimiyle tanımlanırken, biz insanlar da içsel dünyamızda sürekli bir gerilim deneyimlemekteyiz. Peki, elektriksel gerilim ölçü birimi nedir ve biz buna nasıl benzer bir şekilde duygusal ve bilişsel gerilimimizi ölçebiliriz? Bu…
8 YorumHaile İki Var mı Yok mu? Toplumsal Cinsiyet, Çeşitlilik ve Sosyal Adalet Perspektifinden Bir Değerlendirme Herkesin hayatında bir dönüm noktası vardır, bir an gelir ve bir soru sorulur: “Haile iki var mı yok mu?” Bu soru ilk bakışta belki de sıradan bir şüphe gibi görünebilir, ancak daha derin bir bakış açısıyla, bu soru aslında çok daha fazlasını barındırıyor. Zaman, toplumsal cinsiyet, çeşitlilik ve sosyal adalet gibi dinamiklerle şekillenen bu sorunun ardında ne yatıyor? Kadınlar ve erkekler arasındaki toplumsal rolleri ve dinamikleri düşündüğümüzde, “Haile iki var mı yok mu?” sorusu farklı açılardan farklı cevaplar alabilir. Gelin, bu soruyu kadınların empati odaklı,…
4 YorumKimler Denizci Olamaz? Tarihsel Bir Perspektiften Bakış Geçmişi Anlamaya ve Günümüzle Bağ Kurmaya Çalışan Bir Tarihçinin Samimi Girişi Tarih, insanlığın geçmişte yaptığı seçimlerle şekillenen bir yolculuktur ve bu yolculukta bazı yollar tıkanmış, bazı kapılar ise sonuna kadar açılmıştır. Geçmişin izlerini sürerken, bazen bu yolda ne gibi engellerle karşılaşıldığını anlamak, bugünü daha iyi kavrayabilmemize yardımcı olur. Bugün denizcilik, globalleşen dünyada, ulaşım ve ticaretin en önemli unsurlarından biri olmasına rağmen, geçmişte denizci olmak belirli gruplar için mümkün değildi. Kimler denizci olamazdı? Bu soruya sadece teknik ya da fiziki açıdan değil, toplumsal, ekonomik ve kültürel süreçler açısından da cevap aramak gerekiyor. Denizci olmak,…
8 Yorum